Nadal Tekrar Kortlarda


OK, this picture was taken... 1 year ago!!! When I won in Toronto. Now I am just happy to be back and looking forward to soon be back winning!

Rafael Nadal, Rogers Cup 2009'da Juan Martin Del Potro ile karşılaştı bugün çeyrek final maçında. Sakatlıktan yeni çıkmıştı ve nasıl bir performans sergileyeceği de merakla bekleniyordu. Maçı Del Potro kazansa da bu çok büyük bir sürpriz olmadı, yine de Nadal'ın başarılı bir performans sergilediğini ve sakatlıktan sonra toparlama sürecinin iyi ilerlediğini gözlemledik.

Nadal ve Federer'in elenmesiyle Rogers Cup 2009 iyice renkli bir hal aldı. Yarı finalde Andy Murray - Jo-Wilfried Tsonga ile Del Potro - Andy Roddick karşılaşmalarını seyredeceğiz.

Yukarıdaki fotoğraf ve altındaki yorum da, Nadal tarafından hayranlarıyla bugün paylaşıldı.

Mimlenmekteyiz v.1


Dinan beylerin beni mimlemesi üzerine, çok sevdiğim anket doldurma işine giriyorum. Dünyanın bütün anketlerini serin önüme, hepsini dolduracağım.

En son mimleme olayını deviantart'ta yapmıştım (böyle diyince çok sanatsal, çok süper bir insanmışım gibi oldu, değilim.); burada da yapalım bakalım. Bu daha çok blogla alakalı oldu, daha kişisel mimlemeleri de bekliyorum elbette.


- Hangi şehirde yaşıyorsun?

İstanbul, doğma büyüme.

- Mesleğin?

Son 15 yıldır öğrenciyim, 16. yılıma giriyorum.

- Blog yazma kararını nasıl aldın?

İlk başlarda sadece 3-5 kişisel şey paylaşırım diye almıştım. Sonra yazılarımı paylaşayım dedim, sonra tekrar kişisel bir şeyler paylaşmaya karar verdim. Son 9 aydır da sevdiğim ve yazdığım şeyleri paylaşıyorum.

- Ne kadar süredir blog yazıyorsun?

Aktif olarak bakılırsa 9 aydır; ama bu sitenin de temelini oluşturan yigitarda.blogspot.com'da 2005'ten kalma yazılar var; hatta sağdaki arşiv bölümünden siz de ulaşabilirsiniz, 15 Temmuz'muş.

- Blogunu hangi sıklıkla ziyaret edersin?

İnternete erişebiliyorsam gün içinde birkaç defa ziyaret ederim, yeni yorum geldiğini öğrenirsem ona göre daha sık elbette.


- PC açıldığında blogunu açmak kaçıncı sıradaki iştir?

4-7 arasında değişiyor genelde; takip ettiğim siteleri kontrol etme konusunda belli bir düzenim yok, bazen durup dururken blogu ilk sırada açabiliyorum.


- Başka bir blog sayfasında görüp aldığın bir şey ya da gittiğin bir yer oldu mu?

Hmm. Aldığım bir şey pek olmadı da gittiklerim olmuştur sanırım; bilemedim şimdi. Tavsiye üzerine müzik download ediyorum o sayılmaz mı?

-Bloğunda hangi konulardan bahsetmek seni mutlu eder?

Valla her şeyi yazıyoruz gördüğünüz üzere, o yüzden de bilemiyorum. Reklamlar, dijital çağ ve müzik yakın dönem favorilerim arasında.

-Blo glarda gördüğün diğer blog arkadaşlarını eklemekte seni cezbeden ne olur?

"Food for thought" denen şeyi sağlayabiliyor olmaları, zihinsel kıvılcımlar oluşturabilmeleri, içeriğinin ilgi çekici olması. Karı karı karı dememi bekliyordunuz değil mi?

- Blog aracılığıyla para kazanma fikrine nasıl bakıyorsunuz?

Reklam haberi basmayacağıma, 1 tane Google Adsense reklamı koymanın da bana aylık geliri bir sakız parası olacağına emin olduğum için; şu sıralar pek düşünmüyorum. Ama isterim tabi sadece blog yazsam da aylık 5-6 milyar para kazansam.

- Blog arkadaşlarınla buluşma, biraraya gelme fikrine ne dersin?

Hoş olur tabi de, muhabbetim olan çoğu bloggerla az çok görüşmekteyiz zaten yüz yüze. Ha tabi pek çok farklı insanla buluşmak, fikir paylaşmak da ayrı güzel olurdu orası doğru.

- Bu soruları kimler cevaplasın?

Pekala RSS Feedlerime bakıyorum.

Bu soruları Şabloncu Kürşat, Roxanneth Aybüke, Osman Ağbi Nağme, Burcu ve Yavuz Selim cevaplasınlar. Tabi eğer isterlerse. Bence isterler.

Bu soruları sevmedim, daha feci sorularla karşınızda olacağım önümüzdeki haftalarda.

Görsel de deviantart'tan, klik klik.

edit 1: Cem Berk'i de mimliyorum ulan.

edit 2: Bu anketleri toplayıp sonra kullanacak kişiye sevgiler.

Berlusconi'nin Kadınları

Biraz boş kalıyor blog son zamanlarda, kusura bakmayın.

Vanity Fair, internete özel olarak, Berlusconi'nin kadınlarından bazılarını ele alan bir seri yapmış. Hürriyet'in "seksi fotoğrafları için tıklayınız" haberciliği ile Vanity Fair arasında büyük bir uçurum olduğunu söylemeye gerek bile yok sanırım.

16 isim arasından seçtiğim bu 4 kadının 4'ü de, geriye kalan 12'si gibi Berlusconi tarafından İtalya'nın siyaset ya da eğlence sahnesinde önemli pozisyonlara gelmeleri için desteklendiler. Desteğin karşılığını sorgulamıyoruz elbette, çeşitli kaynaklara düşen fotoğraflar her şeyi anlatıyor.

Listenin tamamı için tık tık




http://www.vanityfair.com/images/politics/2009/09/berlusconi-0909-ps02a.jpg

http://www.vanityfair.com/images/politics/2009/09/berlusconi-0909-ps08a.jpg

http://www.vanityfair.com/images/politics/2009/09/berlusconi-0909-ps14a.jpg


FriendFeed accepts Facebook friend request

FriendFeed blogunda geçtiğimiz saatler içerisinde yapılan açıklamaya göre, Facebook, FriendFeed'i satın almış.

Fiyatla ilgili bir bilgi yok, hatta bunun henüz açıklanan bir değişikliği bulunmamakta. Ancak uzun vadede pek çok değişikliğe yol açma ihtimali bulunuyor.

y.a.t haber merkezi bildirdi, ilerleyen saatler ya da günlerde yorumlayacağız.

Müzik vs Teknoloji Vol.x

Çok ilginç bir dönemde yaşıyoruz müzikal açıdan bakıldığında. Son teknolojik gelişmeler ve artan imkanlarla "Herkes müzik yapıp internetten pazarlayınca iyiyi kötüden nasıl ayırt edeceğiz?", "21. yüzyılda 'müzisyen' kavramının içini kimler dolduruyor?" sorularının cevaplarını sorgularken, Serdar Ortaç hala 3-5 farklı besteden öteye geçemiyor mesela. Hayat ona mı güzel, biz mi fazla takılıyoruz bilmiyorum; eninde sonunda 7 tane nota var, kaç tane farklı beste yapabilirsiniz ki?

"Reactable" denen mereti sadece haftalar önce keşfetmiş bir mahlukatım, bunda Björk dinlemiyor olmamın da etkisi büyüktür elbette. Ablamız konserlerinde kullanıyormuş bunu, bilemezdim. Şimdilerde, sona ermeden Uncharted sergisini gezip birkaç saatimi Reactable başında "ulan bak bunu yapınca böyle oluyormuş", "olm parmağımı soksam tepki verir mi" gibi cümleler kurarak harcamayı planlamaktayım.

Sadede gelelim, bigumigu'da gördüğüm süper bir olay var, 5 diye bir sakız markası için Fransa'da bir augmented reality projesi üretmişler. Bu projede bilgisayarınızın başında, webcaminizi masaya yansıtarak dj'lik yapmanıza imkan veriyor. Sistemin tanıdığı 3 tane sembol var, bu sembolleri yazdırıp kameranızı masaya bakacak şekilde ayarladıktan sonra üzerinde sembol olan kağıtları oynatıyorsunuz, böylece tempoyu, şunu, bunu ayarlayarak 15 dakikalık şöhret dünyasına ilk adımınızı atıyorsunuz.

Link: 5 Gum Augmented Reality Music Mixer Demo



Ben henüz bunu deneyemedim çünkü yazıcım yok; ama az çok başarılı bir iş çıkartacağına inanıyorum. Bu da bizi malum soruyla başbaşa bırakıyor:


Müzik nereye?

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...