Eski Sevgilime Kapak Olsun

Zaten her viral güzel olsaydı, ben 24 saat internette takılırdım.

Kim yapmış; onu merak ediyorum aslen. Naçizane fikrimce oldukça başarısız olmuş.

edit: Başarısı tartışmak gerek elbette. Bence kreatif ve prodüksiyon açısından başarısız bir yapım bu; ama reklam etkisi olarak incelendiğinde aşıp gidecekler sanırım. Çünkü saat itibariyle Milliyet'in internet sitesinde bu reklam, gerçekten yaşanmış bir haber gibi verilmekte.

Etki olarak başarılı olmuş bir reklamı oturup eleştirmek de doğru değil sanki, çok garip oldu şimdi:)





http://www.milliyet.com.tr/GaleriHaber.aspx?aType=GaleriHaber&ArticleID=1120654&PAGE=1&Date=25.07.2009&KategoriID=15

Helvetica'ya aşığız!

Bir font bu kadar mı güzel, bu kadar mı cool olur.

Bir grup kuracak olsam adı Helvetica olurdu.

Abiler de bu fonta hasta olmuş sanırım ki şöyle bir afiş yapmışlar; ilginç bir sevgi gösterme yöntemi.



Office 2010 Trailer

Eskidi biraz; ama koymasam çatlardım.



Office 2010 için böyle bir reklam kampanyası düzenlemiş Microsoft. Güzel olmuş, etkileyici olmuş da, reklama o kadar parayı bastığınız sürece her şey etkili olabilir gibi bir his var içimde.


Yine de, Apple vs Microsoft konulu bir yazı havuzda yazılmayı beklemekte, MS, Apple'ın belini kırdı çünkü geçtiğimiz günlerde.




Alice in Wonderland Trailer

Tim Burton sevmem, o yüzden de Alice in Wonderland'in güzel bir film olacağından şüphem olmasa da benim beğeneceğimden şüphem var.

Yine de Johnny Depp var, fena mı?

Tabi bir de filmin 8 ay sonra gösterime girecek olması var; o biraz koydu.




TED Global 2009 #1

Muhteşem konferans TED'in, Oxford'da gerçekleşen Global versiyonu dün itibariyle başladı.

TED ekibi promosyon anlamında çok iyi çalışmakta şu anda, ufaktan yemliyorlar insanları. Bu yemlerden biri de Gordon Brown'ın yaptığı konuşmaydı. Bu hafta içinde TED Global hakkında daha fazla içerikle karşılaşmak mümkün olacak. Kaçırmamak gerekli.

"Next time you see someone in a Ferrari, don't think: 'They're greedy." Think: "This is someone incredibly vulnerable and in need of love."
- Alain De Botton, on the challenge of modern society, in which we -- and others -- measure our worth by what we "do" and what we own



Social Media is Like Teen Sex

Sadece giriş cümlesi için bile okunabilecek bir slaytşov bu:

Social media is like teen sex. Everyone wants to do it. Nobody knows how.


Giriş seviyesinde nedir ne değildir, eğlenceli bir dille öğrenmek istiyorsanız buyrun:





Google Google Google Google

Bu hafta In Web We Trust'a konuk oluyoruz:)

Omegle'ı çok basit bir fikri hayata geçirdiğinden ötürü takdir etmiştim zamanında; bunu da aynı şekilde takdir ediyorum. Mantık şu: Tek bir websayfası içinde 4 tane ayrı Google sayfası kullanarak arama yapabiliyorsunuz. Bir şeyler ararken inanılmaz faydalı olacağı aşikar; bookmark'taki yerini çoktan aldı.

Sitenin çok da yaratıcı bir adresi var bu arada: http://googlegooglegooglegoogle.com/





Al Pacino: Peace by Inches

Either we heal, now, as a team; or we will die, as individuals.




Oliver Stone'un elinden çıkma, bir cumartesi akşamı neşesi kıvamında film: Any Given Sunday. Al Pacino tabiri caizse bu filmde yardırmıştı. Film güzel, oyuncular güzel eyvallah; ama hepsinden ötesi hemen yukarıda gördüğünüz sahneydi. O sıradaki olay önemli değil, seyredip görürsünüz; ama nasıl bir metin yazmışsa abimler, Al Pacino da nasıl oynamışsa; her seferinde hayvan gibi etkiliyor. Moral bozukluğunda, ya da gaza ihtiyaç duyulduğunda tek bir doz bile alınsa o günü kurtarabileecek potansiyele sahip; ki Don't Panic ile birlikte benim de hayatımın pek çok noktasında fon videosu oldu. Düşünün ki mp3'ünü bulup ipod'a attım; denk geldikçe dinliyorum.

Flying Dutchman'de gördüm bugün, dedim "ben de eklemeliyim mutlaka". Sadece video değil; Any Given Sunday de izlenmeli elbette mutlaka.

Yenilikler

Çekirdek çitletmekten yazı yazamayan Yiğit'ten selamlar.



Yazın belki de en sıcak gününde, insanlar Rock'n Coke'tayken, ya da havuzdayken ben evimde kavruluyorum. Neden? Çünkü ev taşıyorum. Daha doğrusu yarın taşıma fasıllarını yapacağız ama hazırlıklar adamı üzüyor; önceden girişeyim dedim.

Bu arada bütün bu hengame arasında bloga iki yeni şey ekledim.

Birincisi, yazıların hemen altında görebileceğiniz "Share" butonu. Olmazsa olmaz misali yerleştirdim, çünkü bir gün paylaşmak isteyeceğiniz bir şey gelir de orada buton olmazsa ikimizin de kalbinin kırılacağının farkındayım:)

İkincisi ise, sağ sütunda görmüş olabileceğiniz Google Friend Connect. "Madem feed'e pek önem verilmiyor; o zaman bunu deneyelim nolacak bakalım" girişimidir bu. Okuyanların üye olmasını, bizi oradan da takip etmesini tavsiye etmekteyim.

Salı gününe kadar pek sık görüşemeyebiliriz; ancak elimde yazacak çok güzel bir konum var, heyecanlandırayım sizi:)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...