Enformasyon kirliliği ftw



21 - 28 Haziran haftasına bir komediyle veda ediyoruz.


Michael Jordan'ın öldüğü haberinin sosyal medyada yayılmaya başladığı süreç içinde, deli gibi dezenformasyon yaşandı. Alakasız pek çok insan daha ölmüş gibi lanse edildi, insanlar kuşku içinde kaldı.

Sonuç olarak bunun en iyi örneklerinden biri de, aşağıda gördüğünüz Yahoo Answers sorusu oldu.

Garibimin kalbine inecekmiş anladığım kadarıyla zaten ahahah.







Orada Olmak İster miydiniz?

Berlin Olimpiyat Stadı, 120.000 kişi.

Depeche Mode, Tour of the Universe.

Hala kabullenemedim iptal olduğunu, biletimi iade etmenin getireceği "Geçmiş olsun, yeni albüm turnesinde görüşmek üzere." hissiyatından çekiniyorum.





Coolest iPhone Ever


Basit içeriklerle devam ediyoruz. Benim kafam basmadı bir süre ne olduğuna; ama benim salaklığım da olabilir tabi ki.

Cannes Young Lions sonuçlandı.

"-dı" yerine "-mıştı." diye bitirmek lazım aslında; çünkü geçtiğimiz haftalarda belli oldu sonucu; ama ben burada paylaşmayı unuttum.



Brief'i "küresel ısınmaya dikkat çekmek ve insanları Oxfam'ın sitesine yönlendirmek" olan yarışmanın galibi aşağıdaki video oldu.




[RIP?] Michael Jackson

Şaka gibi ya.



Sadece 5 dakika önce düşen haberlere göre Michael Jackson, evinde kalp krizi geçirmiş halde bulunmuş; hastaneye kaldırılırken de nefes almıyormuş. NY Times'da falan hastaneye kaldırıldı olarak geçiyor haber; TMZ ise hayatını kaybetti olarak duyurdu.

Gelişmeleri takip etmekteyiz, büyük de bir korku var içimde.

edit:
LA Times'da update çıktı, ölmüş galiba kesinlikle:(

Starbuck, 24'ün 8. Sezonunda


Alemlerin en büyük demokrasi koruyucusu, büyük adam Jack Bauer geri dönüyor!

8. sezonunun çekileceği çok uzun zamandır bilinen 24'le ilgili yeni bilgiler geldi. (Buradan sonrası spoiler içerebilir 7 sezonu izlememiş insanlar için.)



Örneğin, Battlestar Galactica'da Starbuck'ı oynayan Kate Sackhoff, CTU'daki çalışan bir data analyst olarak geri geliyor (bence kötü karakter çıkacaktır sonrasında Kate haha.)

Kapanan CTU, New York'ta yeniden açılıyor. President Taylor, Kate O'brian ve Renee Walker dizide kalmaya devam ediyorlar; ancak Renee Walker ile ilgili ilginç şeyler olacak.

Son olarak, 8. sezon konusu, Orta Doğu'da barış çabalarında bulunan bir Birleşmiş Milletler görevlisine karşı New York'ta düzenlenen suikast girişimi, ve elbette Jack Bauer'in, olayları çözmek üzere devreye girmesi etrafında şekilleniyor.

Ek olarak, 8. sezon ile güncel bilgiler için 24'ün Twitter sayfasından da yararlanabilirsiniz.

Chris Anderson confirmed you as a friend on Facebook...


İlişkilerimizi ilerletmek dileğiyle canım, sevgiler.

Sırada Seth Godin var.

Burger King: BLOW


Şu reklamın üzerine ne söylenebilir ki?

Yapan ekip tamamen erkeklerden mi oluşuyor; şu reklamla bu ürünü kime satmayı planlıyorlar? Bu reklam Playboy dergisinde mi yayınlandı?

Hiçbir şey söyleyemiyorum.


p.s: Alttaki yazılara da dikkat.

Türkiye'nin PR 2.0'de daha çok yolu var

Birkaç gün önce FriendFeed üzerinden bir tartışmayla karşılaştım. Anadolu Üniversitesi Mezuniyet Töreni'nde sahne alması gereken Nil Karaibrahimgil'in konseri önce gecikmiş, sonrasında da iptal edilmişti. Bunun üzerine de Anadolu Üniversitesi'nde öğretim görevlisi olan Ebru Baranseli, FriendFeed'de bu konuyla ilgili bir başlık açıp Nil'e eleştirilerini yöneltmiş. Feed üzerinden bir grup insan eleştirilere hak verirken diğerleri de Nil'i savunmuş falan.

Bu noktadan sonra ise işler ilginçleşiyor: (yanlış anlamadıysam) Nil'in menejeri Friend Feed'de devreye giriyor ve yer yer sakin sessiz, yer yer de ateşli bir şekilde Nil'i savunuyor; insanlarla kavga ediyor vesaire. O gün saatlerce devam eden tartışmanın peşi sıra ertesi sabah Nil, twitter hesabından kendi sitesine yönlendirme yaparak konserle ilgili açıklamada bulunuyor.

Bu noktada ele alınması gereken birkaç gerçek var:

1-) Nil, Twitter ve blog dünyasında yer almasıyla sosyal medya kullanımını en efektif yapan Türk müzisyenlerden biri. Tabi çok çok yüksek ihtimalle tweet ve entrylerini başkası gönderiyordur diye tahmin ediyoruz.

2-) FriendFeed'de böyle bir tartışma dönüyorken, (FriendFeed'i olmasa bile Twitter üzerinden) Nil'in, takipçileriyle yakın temas içinde olmaya, samimiyete dayalı bir ilişki kurmaya çalışan bir müzisyen olarak bu tartışmaya dahil olması gerekmez mi? Her şey güllük gülistanlık ilerlerken, insanlarla pozitif bir şekilde bir şeyler paylaşırken sorun yokken; bir sorun ortaya çıktığında aradan çekilip doğrudan menejerini devreye sokmak samimiyetsizlik olmaz mı?

3-) Hadi kendisi yerine menejeri dahil oldu diyelim, menejerinin, Nil'in yarattığı bütün samimiyet imajını yok edecek şekilde yorumlarda bulunması, karşısında müzisyenin takipçileri değil de avukatlar ya da başka menejerler varmış gibi konuşması bu samimiyetsizliği artırmaz mı?

Sonuç olarak bakıldığında, Türk müzisyenlerin sadece birkaç tanesi tarafından kullanılan sosyal medya araçlarının (=PR 2.0), anlayışları ve bakış açılarını değiştirmede pek de işe yaramadığını görüyoruz. Daha öğrenecek çok şey var, yol uzun.

5000 pageviews

Madem 5000'i geçtik iki kelam edeyim.


Bu blogu deli gibi hit alma amacıyla açmadığımı fark etmişsinizdir zaten. Hali hazırda en alakasız sitelerin bile günlük 2000 pageview u oluyor. Herhangi bir kapışma ihtiyacım da yok zaten:)

Başlarda tamamen kişisel amaçlarla açılsa da, "Madem süper şeyler keşfediyorum, o zaman neden paylaşmayayım." fikrine odaklandı ilerleyen haftalarda. "Promotion" konseptine inanmamın da bunda etkisi var elbette. Eğer size, birilerine bahsedeceğiniz haberler, yorumlar çıkartabiliyorsam az çok, o yeterli oluyor benim için büyük ölçüde. Siz o haberin promosyununu yaparken, benim adım geçse de geçmese de sizin aklınızda kendimi promote ediyorum. Yeterli.

Genelde de tek ricam oluyor insanlardan: Feedback. Buradan, msnden, yüz yüze ya da başka bir kanal aracılığıyla benimle buradaki haberler hakkında olumlu olumsuz herhangi bir şekilde konuşmanız yeterli.

Egomun çok çok yüksek olduğunu hiç söylemiş miydim? Yazarım çizerim, tenisten formuladan anlamam ama ahkam keserim; bence süperim:)

Recommended Friends: One Love 2009

Mutual Friends: 150.


Yahu cidden, bu kadar mı çok tanıdık çıkar bir festivalde. Ciddi ciddi oturup sayı hesaplamadım elbette; ama farklı kesimlerden, yer yer çok alakasız olmak üzere bir sürü insanla karşılaştık o kalabalık arasında.

Festivalle ilgili bir şeyler söyleyeyim diyorum; ama düz adam misali festival katılımcısı olup çimlere oturmak ve Röyksopp seyretmek dışında bir şey yapmadım, o yüzden geyik çevireceğim.

Portecho oturmuş, kendileriyle ilgili çok pozitif görüşlerim yok aslında; ama söz konusu müzik ve sahne performansı ise oldukça büyük oynadıklarını söyleyebilirim. Yolu açmalarının yanı sıra yaptıkları işlerin hala kariyer başlangıcı niteliğinde olduğunu, bir aksilik olmazsa daha uzun seneler adlarını duyacağımızı iddia ediyorum.Röyksopp için Emre Aydın adlı güzide arkadaşımın görüşlerini de katarak bir şeyler söyleyeceğim. Öncelikle son albümden Vision One deli bir parçaymış, bunu belirterek gireyim. Az çok takip edenler ses sisteminin çok problemli olduğunu okumuştur zaten. Grubun sahne performansı muazzamdı, setlistten de oldukça memnun kaldım; ancak şarkı sıralaması belki de olması gerektiği gibi değildi. Ağır sayılabilecek kafalarda bir şarkıyla giriş yapmaları, seyirciyi kopartabilecek Vision One gibi bir parçayı en başta harcamaları ve cabası. Yine oldukça memnun kaldığımı söylemeliyim.
Santralistanbul bir festival için oldukça güzel bir mekan olsa da özellikle de ikinci gün kapasitesi kurtarmadı, bütün bunların da göz önüne alınması lazım elbette festival düzenlerken.

Mariah Carey Eminem'e giydirmiş

Magazin servisine hoşgeldiniz.


Eminem'in, Mariah Carey ile 6 ay ilişki yaşadığını belirtmesini takiben, Mariah Carey yeni albümünde boş durmamış; dayayıp döşemiş kendisine.

Tabi mainstream pop kültüründen birisinin Eminem'e giydirmesi, bu giydirenin Mariah Carey olması falan güzel şeyler hep. Magazini seviyoruz, kızışmayı seviyoruz.

Sözlerin tamamına ve şarkıya linkten ulaşabilirsiniz; ama biraz alıntılamadan edemeyeceğim.

Will the real MC please,
Step into the mike?

You a mom and pop
I’m a corporation
I’m the press conference
and you a conversation


Placebo konseri yarına ertelendi







Grubun teknik ekipmanları sınıra takılmış, konseri yarına ertelemişler.

Chavez?


Bulunduğun kutbu savunmak için bu kadar da at gözlüğü takılmaz ki ama.

''Ahmedinejad'a çamur atarak İran devrimi ve hükümetini zayıflatmaya çalışıyorlar, ama adım gibi eminim ki, bunu asla başaramayacaklar...''


İran ve Ahmedinejad'ın ne olduğu apaçık belli. Şu andaki ayaklanmanın arkası tartışılabilir belki ama gidip "İran'ın haklı devrimi" falan garip kafalar. Olmuyor Chavez.

Nadal Wimbledon'dan Çekildi


Bu hafta haberler biraz geç geliyor, kusura bakmayınız.


Nadal, dizindeki tendinit yüzünden Wimbledon'dan çekildi.

Sakatlıklar nereye kadar bilinmez; ama bence Nadal'ın önünde oldukça uzun bir yol var, aslında hiç antipatik birisi olmamasına rağmen Federer'in karşısında hiç sevilmeyen birisi olarak kalmasına anlam vermek mümkün değil; şahsen insanların Federer'de ne bulduğunu anlamakta güçlük bile çekiyorum.

Sağlık olsun, bu sene bir turnuva olmaz, seneye 5 turnuva olur, güvenimiz tam.

VIP: Know the way


Ads of the world mayıs yarışmasında en iyi ikinci print bu olmuş, baya da iyiymiş. Tıklayın.



Kendime not

Bir ilki yapalım şimdi,

bu hafta öncelikli olarak yazılacak gündem konularımız aşağıdaki gibidir, fırsat buldukça ekleyeceğim; bir kısmını googledan aratınca buraya girmenize de gerek kalmayabilir:p

- Nadal
- Chavez/İran
- Expositions yeni (googledan imkansız haha)
- One Love


Bekleyin beni anacım.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...