El Classico: Bir Futbol Resitali

Bu maçı anlatmak için yeni kelimelerin üretilmesi, yeni benzetmelerin yapılması lazım.

Bu akşam Real Madrid - Barcelona maçı vardı, nam-ı diğer El Classico. Ve açıkça söyleyebilirim ki bu yıl, Rafael Nadal - Fernando Verdasco arasında saatlerce bitmeyen tenis maçıyla birlikte seyretmiş olduğum en güzel şeydi (Liverpool - Arsenal maçı da listenin üçüncü sırasında yer alabilir.). İlk 30 dakika bile yeterdi, Sky Sports spikerinin tabiriyle "It's like an NBA game, from one side to the other."

Barcelona şiir gibi futbol oynadı, Real Madrid palyaçoya döndü; ama şu futbolun tarifini yapamam. Çünkü bazen öyle pozisyonlar oldu ki, "Bunları da görüp öleceğiz ya, daha ne istenebilir ki" kıvamında gözlerim doldu. Messi, televizyon karşısındakilerin gözlerini dolduruyorsa, oradaki Barcelona taraftarları neler yaşıyorlardır tahmin edemiyorum.

2 - 6 bitti maç, gollerin kimlerden geldiğini sayamadım açıkçası=)

Diliyorum ki Barcelona, Chelsea deplasmanında da şiir gibi oynasın, hem çarşamba akşamı gözümüz gönlümüz bayram etsin, hem de finale Barça'nın adı yazılsın. Vamos!




Thamer Al-Tassan

Bu sefer Batı yerine Doğu'ya uzanıyoruz.

1 - 1.5 sene önce Deviantart'ta keşfettiğim bir fotoğrafçıydı Thamer Al-Tassan, Suudi Arabistan'dan. Sonrasında kendisi coşmuş, aşağıya koyacağım ilk fotoğrafı da bir sürü ödül almıştı diye hatırlıyorum.

Ağırlıklı olarak yansımalar üzerine çalışan bir adam, çoğu fotoğrafında photoshop da devreye giriyor.

Birkaçını veriyorum, geri kalanına deviantartından ya da sitesinden ulaşabilirsiniz.






Wired - J.J. Abrams - Lost 514

Ufak çapta spoiler içerebilir, dikkatli olunuz.

Medyaya düşmedi ama internetten takip etmiş olanların haberi vardır. Lost'un yaratıcısı (diğer dizileri saymadım) J.J. Abrams, bu ayki Wired dergisinin editörlüğünü yapmak için davet edilmiş. Kendisi de dergiyi hazırlamış, Türkiye piyasasında bulunuyor mu bilmiyorum; ama içinde çok sayıda gizem olduğu, çok ilginç bir sayı hazırladığı için okunması gerek izlenimine kapıldım.

Tabi Abrams boş durur mu, hemen Lost'ta Wired göndermesi yapmış. Artık subliminal olarak mı düşünmüşler (ki sanmıyorum); yoksa açık açık bir referans vererek mizaha mı başvurmuşlar bilemeyeceğim. (Spoiler) Daniel Faraday abimizin evine gelen bir şahıs, koltuğa oturacakken oturduğu yerde bulunan dergiyi kenara çekiyor; bariz bir şekilde Wired kapağını görüyoruz. Aşağıdaki resmi büyüterek de buna ulaşabilirsiniz.
(Spoiler) Ağustos 2003 sayısıymış bu; ama dizide geçen kapak ile gerçek kapak arasında ufak değişiklikler var; en önemli ortak yön ise yukarıda sol altta görebileceğiniz "Time Travel" konusu.

Abrams işini biliyor.

TürBülent


Yok artık ya.

Aslında taa Eylül 2008'de bununla ilgili haberler yayınlanmış ama benim gözümden kaçmış, internet aleminin de pek dikkatini çekmemiş olsa gerek.

Sivasspor teknik direktörü Bülent Uygun, başarılarının sırrını TürBülent diye adlandırdığı, ilk yarı sonunda rakipin eksik yönlerini sunan bir programa bağlıyormuş.

Ha?


Bugün Uğur Meleke yazmış:

Geçtiğimiz pazartesi akşamı Lig Radyo’da M.Ayan’la yaptığımız programa katılan Bülent Uygun’a bu işin bir sırrı olup olmadığını sorduğumuzda verdiği yanıt enteresandı: “Maç öncesi yaptığımız çalışmaların meyvelerini bazen ilk 15 dakikalarda topluyoruz. Devre arasında da TürBülent adını verdiğimiz bilgisayar programı bize ilk 45 dakika boyunca rakibin hata yapan bölgesini hızla çıkartıyor ve ikinci yarının başında da bu açıktan faydalanıyoruz”. Özellikle bu bilgisayar programının devre arası analizini gerçekten çok merak ediyorum. Bilgisayar desteğinin futbola bu kadar girdiğini lider takımın teknik adamının ağzından duymasam inanamazdım doğrusu...

Ve Tricky @ One Love Festival

Güzel haberler akmaya devam ediyor.


http://www.pozitif.info/2004/tr/festival/fest_master_detail.asp?fest_master_id=93


Efes Pilsen One Love Festival kapsama alanına Tricky de girmiş. Böylece Röyksopp, Tricky, Klaxons ağır topları olmak üzere pek hoş bir festival bekliyor bizi.


Yavaş yavaş kendim için de yazın konser programını çizmeye başladım. Depeche Mode ile açacağım sezonu, One Love ile devam ettireceğim. Temmuz konserlerine karar vermedim; ama Nine Inch Nails ağır basıyor, sezonun da Leonard Cohen ile kapanacağı kesinleşti sanırım.

Leonard Cohen? İstanbul?

Şaka yapıyor olmalısınız...

Mehmet Tez söylemiş yarım saat önce, Mehmet Tez söylerse yalan olmaz, olamaz; ama ufak da olsa bir şüphe var içimizde.

Tez'e göre, 5 ve 6 Ağustos'ta Cohen bir de değil, iki konser vermek için İstanbul'da. İKSV ile geldiğine göre Caz Festivali uzantısı bir konser olacak diye tahmin ediyoruz.

Ben şahsen kuduruyorum, yaz için yaptığım bütün planları iptal edebilirim şu konser(ler) için.

Don't let them get comfortable

Haftaya reklamla başlıyoruz:






Sourberry #5

Ekşideyiz, Sourberry'deyiz. Pazar saat 15.00'teyiz.

Sıralama tersten bu arada, playlist aşağıdan başlıyor:p


Sÿbastian Tellier - La Ritournelle

Mattafix - Living Darfur

Tahiti 80 - Better days will come

Tok Tok Tok - Walk on the wild side

Naomi - Another Bite Of The Apple

All India Radio - The End Or Near

kemopetrol - Shine

Kemopetrol - Shine

Anna Ternheim - Come Fly With Me

Matt Dusk - Fly Me To The Moon

Lyambiko - Here Comes The Sun

Diana Krall - Stop This World

Will Young - Light My Fire

Sophie Milman - Lonely in New York

Susannah Mccorrkle - The Waters of March

Cibelle - Esplendor

diesler - Into The Woods ( feat Carla Alexandar)

Bebel Gilberto - So Nice

Shine - Comme Si L'amour

Mariza - Transparente

Laura Fygi - quizas, quizas, quizas

Madness - Forever Young


Geocities'e elveda


Yahoo, internet aleminin yapı taşı sayılabilecek olan sitelerden biri olan Geocities'i kapatmaya karar vermiş.

1994'te kurulan, bir dönem internet kullanıcılarının hayatında mutlaka yer eden bir site Geocities, son parlak dönemlerine yetişip benim de bir site kurmuşluğum var zamanında sayesinde. Bir kar getirmeyi bırak, zarara bile dönmüştür muhtemelen gelişen kullanıcı profili ile birlikte, yine de kapatılmasını beklemezdim açıkçası.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...