Daft Punk Kafaları

http://www.najle.com/idaft/


Daft Punk samplelarını klavye tuşlarına atamışlar, istediğiniz kombinasyonu da yapabiliyorsunuz; ben çok net yarım saat harcadım başında.

Erdoğan? Kafa?


Yok artık, daha neler...

Blog'da İki Yenilik

Selamlar,


İki yeniliğimiz var:

1-) Blog rating diye bir olay ekledim, madem yorum yapmıyorsunuz, shoutbox'ımı da kötü emellerinize alet ediyorsunuz; o zaman oylayın da beğendiniz mi beğenmediniz mi görelim istedim. Bunu da abuse edecekler vardır ama olsun o kadar diyoruz.

2-) Adwords ekledim sağ tarafa bir tane. Kesinlikle reklama teşvik için değil, dursun öyle sadece diye:p

Adaylarımızı Tanıyalım


Bugün Emirgan iskelesine yürürken vapura binmek için, aşağıda gördüğünüz ilanla karşılaştım. Hemen fotoğrafını çektim tabi insanların şaşkın bakışları altında, benden sonra baya bir insanın gidip "ne varmış ki" diye bakması süperdi mesela; sürü psikolojisinin hastasıyım.

Adayımız tam bir özgüven patlaması yaşıyor olmalı, kafadaki şapkaya, beyaz takım elbiseye ve elbette papyona gelin arkadaşlar. Adam ÇOK İYİ.

Yukarıda gördüğünüz kişi ise Anadoluhisarı'nın yıllardır muhtarlığını yapan kişi, Nazmiye Korkmazlar. 1916 doğumlu, ve Anadoluhisarı'nın alametifarikalarından biri resmen, kadının hisarda heykeli var düşünün. Bu seçimlerde de karşısına hiçbir aday çıkmadı, çıkmayacak da; muhteşem. Ben küçükken, kendisi sabahın köründe kalkıp Anadoluhisarı'ndaki kahvelerden birini açıp (ki kahvenin sahibi de değil) gazete falan alıp çay demlermiş. Böyle bir huzur, böyle bir mutluluk olamaz sanırım.

Son olarak da sevgili mahallem Göksu'nun muhtar adayı sevgili berberim Yılmaz Yılmaz'a bu yarışta başarılar diliyor, gönlümün kendisiyle olduğunu belirtmek istiyorum.

Expositions #8

Expositions, once again...



1-) Birkaç ay önce keşfettiğim ama albümünü hiç dinlemediğim bir grup Fatima Spar und Die Freedom Fries. Solist Türk, aksanı muhteşem, parçalar apayrı güzel.

2-) Povo - Eyes Closed'u Sourberry'de keşfettim sanırım, hoş pek güzel.

3-) Aylar önce bir yerlerde dinlemiştim Les Courants d'Air'i ama hiç hatırlamıyorum. Dün Saint Germain albümlerine bakınırken bir tanesinde rastladım, yıllardır söylediğim ama adını unuttuğum bir şarkı izlenimi yarattı tam olarak. Aslında Expositions 8'in en güzel parçası da olabilir bu.

4-) How To Save a Life çok klişe, yıllarca da rock müzik üzerine yoğunlaşan Türk radyolarında da sıkça dinledik sanırım; ama ben mesela parçanın adını şusunu falan bilmediğim için bulamıyordum, benim gibi insanlar olacağını tahmin ediyorum.

Expositions konseptinde koyduğum parçalarla ilgili msnden ya da buradan yorum yaparsanız pek memnun olurum.

Doğan vs. Erdoğan: Petrol Ofisi


Bugün itibariyle pek çok ana akım gazetedeki tam sayfa ilanları görünce neymiş ne değilmiş diye araştırdım haliyle.

Benim gazete okumadığım son birkaç günden 9 Mart'ta, Vakit - İhlas - Haber 7 gibi medya kuruluşları yanlış hatırlamıyorsam %92'sine Doğan Holding'in sahip olduğu Petrol Ofisi'nin akaryakıt kaçakçılığı yaptığıyla ilgili haberler basmışlar.

10 ve 11 Mart'ta ise Doğan Grubu gazeteleri, Petrol Ofisi yetkililerinin sözlerine yer vererek, aslında "gazetecinin sunduğu bilgi" kavramını tamamen devre dışı bırakıp Petrol Ofisi'nin sunduğu bilgiyi aktarmışlar. Bir yanlış yok elbette burada; ama ne kadar etik olduğunu da tartışmak lazım.

Tabi bir yandan da "Petrol Ofisi şuna ortak oldu, PO şunlara yardım yapıyor." haberleriyle de hem "Bu şirket ekonominin bel kemiği, bakın neler yapıyorlar." hem de "Biz aslında çok yardımsever, sosyal sorumluluk sahibi insanlarız." imajını güçlendirmeye çalışmaktalar. Holdinglerin sosyal sorumluluk projeleri tez konusu bile olabilir zaten.

Son olarak da Petrol Ofisi (diğer gazetelere bakmadığım için bilemeyeceğim ama çoğunda vardır diye tahmin ediyorum) Milliyet ve Hürriyet'e tam sayfa ilanlar vermiş "Anlayamıyoruz" başlıklı olan.

Tabi ilginç olan, Doğan grubunun halen sükunetini koruması, Aydın Doğan'ın "Erdoğan bizim kötülüğümüzü istese de biz holding çıkarları için habercilik yapmayacağız." konseptli açıklamalarda bulunması bence. Ya seçime çok az kala sağlam bir haber patlatacaklar, ya ellerinde bir şey yok (buna inanması da güç) ya da çok sağlam bir tiyatro oyunuyla karşı karşıyayız.

Düğün Havası





Hayatımda ilk defa, doğrudan benimle alakalı olan birisinin düğününe gittim. Bu zamana kadar hep pederlerle falan gittiğim için değişik oldu tabi bu, takı takacak paramız olsaydı o mutluluğu da yaşayacaktık falan, bir daha ki sefere artık.

Öte yandan, ilkokuldan bir arkadaşım nişanlandı, benle yaşıt bir akrabam evleniyor, Timuçin'in nikahına gittik derken hiçbir zaman aklımın ucundan bile geçmeyen evlilik fikri "Oha yaşlandık lan" a dönüştü. Korkuyoruz mu ne?

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...