300

Bu sefer çok kişisel olacak, uyarmadı demeyin.


Aslında başlık "garip kafalar, garip hayatlar" da olabilirdi; şu anda bu kafama yatsa da 300'ün saçmasapan gereksiz bir anlamı var, o saçmasapanlığı korumak gerek bazen: 300. blog yazısı.

Baya bir zaman oldu blogu açalı, para kazanma odaklı olup da para kazanmayı beceremeyen birisi olarak buradan da para kazanamamış olmam beni pek şaşırtmadı; pek de ummuyordum zaten. Maksat fikir paylaşımı, bir yerlerde de okuyabileceğiniz gibi "bizimkisi amme hizmeti".

Ha ne oldu, sadece son 1 - 1.5 ay bile hayatımda bir sürü değişikliğin, önemli olayların yaşandığı bir süre oldu. Çoğu da güzel olmadı belki; ama güzel olanlar olmayanları telafi ediyor bence (gıcıklığına kompanse ediyor yazmak istiyorum ahah).

Peki neler oldu: Örneğin 2 hafta önce ailem boşandı. 20 yaşını bitirecek bir adama koymaz elbette, survivalist olmasam da etkilenmemek için elimden geleni yaptım; az çok da başarılı oldu sanırım.

Bu survival hareketlerinden biri de kendi evime çıkmak oldu. An itibariyle, 3 yıldır planladığım ama hiçbir zaman gerçekleşmeyen radikal kararı sonunda gerçekleştirerek yerleştiğim Hisarüstü'ndeyim. Problemler olacak, yeri gelecek sürüneceğiz belki de ama güzel olacak.

Alametifarika'dan ayrılmaya karar verdim. Durup dururken, her şey güzelken. Geçtiğimiz gün yapılan bir konuşmada da geçmişti "10 yıl sonra sen her boku yapan adam olacaksın." lafı geçmişti. Master of none olmadığım sürece her boku yapan adam olmaya kapım açık her zaman. Gelecek ne getiriyor bilinmiyor sonuçta. Yine de çok güzel, dolu dolu bir 8 ay geçirdim; onun da hakkını vermem lazım, bugün de 155 sayfalık bir sunum tamamladık, hoş oldu:)

Avaz Avaz'ın sitesine müdahalede bulunduk. Hani müdahalede bulunduk derken radikal bir müdahale oldu bu, kadro olarak kafamızda sürekli yer eden site fikirlerinin bir yansıması oldu bence de biraz; en azından müzik yönüyle. Ben daha bir şey söylemeden, ya da daha güzeli kafamdaki fikirleri adam akıllı bile ifade edemiyorken ağzımdan dökülen tek tük kelimelerden ne demek istediğimi anlayan insanlarla çalışmayı, takılmayı, muhabbet etmeyi seviyorum. Kafamızdaki fikirlerin sadece yarısını bile gerçekleştirebilecek olursak (ki bunların hatırı sayılır bir kısmı gerçekleştirilebilir fikirler), önümüzdeki aylarda bizim ve Avaz Avaz'ın adını sıkça duyacaksınız diyebilirim.

Uzun, upuzun bir yazı oldu bu; bir daha fırsat gelmez diye yazdıkça yazmaktayım.

Hayatımda düzeltilmeyi bekleyen onca şey varken benim hiçbir şey yapmaya vakit bulamamam, bulduğum vakitleri de hiçbir şekilde iyi değerlendirememem beni benden almakta şu sıralar. Ev değiştirmem lazım, bir sürü ihtiyaç gidermem lazım, para lazım, yeni bir işe / staja geçmek lazım, yeni keşfedilen müzikleri indirmek lazım, örneğin tasarımıyla fark yaratan dergileri incelemek lazım, tatile gitmek lazım, ve daha bir sürü şey.

Belirsizlikler beni öldürüyor, 5-6 ay öncesine kadar 2 haftalık planlarını bile çizebilecek bir adam iken şu anda yarın akşam ne yapacağımı bilmeden yaşamaktayım.

Saat de 02.44 olmuş, benim gözlerim kapanmak üzereyken hepinize sevgiler, bu ego ve bu kafayla daha neler neler göreceksiniz önümüzdeki günlerde. Görsel de seçemiyorum, seçmeye kalkarsam bu yazı asla yayınlanmayacak.


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...