La Ritournelle: Dünya Benim.

Demir Demirkan'ın "Dünya Benim" adlı bir albümü vardı sanırım; emin değilim. Serbest çağrışımın dibine vurarak başlıyoruz zaten, çünkü buraya geldiğim nokta, şu anda dinlemekte olduğunuz şarkının bana hissettirdiklerinden ibarettir aslında.


Get a playlist! Standalone player Get Ringtones



Dünya'yı kavrıyorum tam şu anda, bir yandan tam içimde; bütün atomlarını, su bulamayan Afrikalı'yı, bilinenin ötesine gitmeye çalışan astronotları, her şeyi. Her bir atomun içinde geziyorum, 100. adı öğrenmiş gibiyim şu anda, bütün "Masterplan" i, nerede yanlış yapıldığını, ve aşkı. Amin Maalouf okuyanlar bilir, Tanrı'nın 100. adını arayan ana karakter, 100. adı bulamaz ama yol hikayelerini ve aşkı bulur sonunda. Bütün önemli olan da budur aslında.

Yapayalnız mıyız aslında, her iki anlamda da. Bir yanda herhangi bir zaman var olup olmadığından bile şüphe duyduğum 99 adlı şahsiyet, diğer yanda artık ya tamamen kopup gitmiş, ya da her saniyede mesafeyi gittikçe açan insanlar. Biz büyüdük ve kirlendi dünya kafası mı bu, yoksa evrensel olarak mı gerçekleşiyor bütün bunlar? Belki de son düzgün nesil bizdik, o da ne kadar düzgünsek artık. Ya da ben çok pesimistim, bilmiyorum. Hiçbir zaman "inner circle" denen gruba çok fazla arkadaşımı sokmadım. Kimse de girmek için kul köle olmadı tabi, karşılıklı ilerleyen süreçler bunlar.

Yaylılarda Bulgaristan Senfoni Orkestrası, bateride Tony Allen; ve tartışmasız bir şekilde bir kompozisyon harikası. 2005'te çıkmış olması ise benim için ayrıca manidar, çünkü her ne kadar pek çok güzel şey dinlemiş olsam da duygu yoğunluğu bu kadar fazla olan, bu kadar çok şey anlattırıp hissettirebilen parça sayısı tek tüktür ancak. Tam olarak bu yüzden, 2000'li yıllarda da "masterpiece" dedirten şarkılarla karşılaşmak insanı mutlu ediyor.


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...