Issız Adam

Anlamazdın anlamazdın, Kadere de inanmazdın
Hani sen acı veren kalpsizlerden olmazdın.





Issız Adam, hakkında bir şeyler yazmanın çok güç olduğu bir film. 3 gün önce seyretmiş olmama rağmen ancak bugün yazabiliyorum buraya bir şeyler, o da güçlükle. Çağan Irmak, bu sefer hiçbir filminde olmadığı kadar hayatın içinden almış konusunu. Şehir hayatından, tüketimden, artık çoğumuzun günlük hayatından bahsediyor bir noktada. Kalabalığın içinde yapayalnız kalan, kendi deyimiyle "ıssızlaşan" insandan. Bir yandan da Yeşilçam dönemlerinden sahnelere; ve de en önemlisi 60-70'li yılların müziklerine yer vererek; eskiye olan özlemini dile getiriyor.

Filmin içeriğiyle, yaşananlarla ilgili bir şeyler yazmak, hala sahneleri hatırladıkça ya da müzikleri dinledikçe gözleri dolan bir insan için çok zor. Ufacık detaylarıyla bir bütün olan, "yeni" ve "modern" şehir hayatının en can alıcı noktalarına değinen bir film Issız Adam. Özellikle 20'li ve 30'lu yaşlarındaki insanların kendilerinden pek çok parça bulacaklar filmde, ve pek çoğumuza olduğu gibi onların da suratına tokat gibi çarpacak Issız Adam. Kendi adıma söyleyebilirim, hayatımda belki de en çok etkilendiğim film olabilir Issız Adam. Çağan Irmak, hepimizi paramparça etti.



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...