Interpreting: Zafer

Bir alttaki başlığı okuyunuz öncelikle.


Bu sabah, Conrad'dan yabancı iş adamını aldık, benim bir yandan bastırmaya çalıştığım korkumla birlikte Kocaeli'ne geçtik. Sonrasında da Tünel'deki İETT binasında bir görüşme yaptık falan.

Tek kelimeyle anlatacak olursam: İ-NA-NIL-MAZ-DI.



Kendimden böyle bir performans hayatta beklemezdim açıkçası, sonradan değerlendirince nasıl bu kadar iyi bir iş çıkarttım ben bile anlayamıyorum. Sonrasında kartını bile verdi adam, "Telefonunu yolla, tekrar geldiğimde arayacağım." diye, bu da apayrı bir güzellik oldu.

Günle ilgili iki tane enstantene anlatayım kısaca.

Öncelikle, Kocaeli toplantısında günün en efsane olayına imza attım. İş adamını Türkçe'ye, Türkleri de İngilizce'ye çevirirken; Türklerden biri toplantı sonunda "Thank you for visiting us." gibi bir cümle söyledi. Nasıl bir konsantrasyon söz konusuysa artık orada, ben de iş adamına dönüp "Ziyaretiniz için teşekkürler" dedim Türkçe. İnanılmazdı.

İkincisi de, YANLIŞLIKLA iş bağlamam oldu. Bahsi geçen iş adamının eşinin Türk olduğunu konuşmuştuk daha önce. İETT görüşmesinde de toplantının hiçbir şekilde verimli geçmediği bir anda, istemsiz bir şekilde "Kendisinin de eşi Türk zaten" diye bir cümle kurdum; İETT'deki görevlinin, yemin ediyorum, gözleri parladı. Eşi ile bu görevli aynı şehirdenmiş üstelik, önce memleket muhabbeti; ondan sonra da BACANAK MUHABBETİ yaptı görevli. Ve ondan sonra adam akıllı iş konuşmaya başladılar.

Sonuç olarak, geriye dönüp baktığımda kendi hayatımdaki dönüm noktalarından biri olarak alacağım sanırım bugünkü işi. Hem kariyer belirleme konusunda yaptığı etkiden dolayı, hem de gerçekten bu işi yapabileceğime dair bana güven verdiği için.


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...