Sevgili Turkcell


02.07.2007

Sevgili Turkcell,

Seni ne kadar özledim bilemezsin. Hattım çalışmadığından beri her gün senin özleminle
yanmakta, her gün kalbimden bir parçayı söküp sokağa atmaktayım. Ne büyük bir acıymış
meğer şebeke sağlayıcından uzak kalmak.

Biliyorum, sen de hissediyorsun aynı acıyı. "Nerede" diyorsun, "benim biricik aşkım, para kaynağım"; ama ne yapabilirim ki.

En son nerede kalmıştık hatırlıyor musun, bir telefon görüşmesi yapmaya çalışıyordum hani ben. Nedense bir türlü hattım gözükmüyordu, hatta operatörlerin ve Nokia teknisyenlerinin yaratıcılıklarını da görmüştüm "Geçersiz telefon" ve "Sim kart kaydı tamamlanamadı" uyarıları
ile. Telefona atmıştım hatta suçu, çok iyi hatırlıyorum. Öyle değilmiş ama canım benim ya,
meğer bütün sorun GSM operatörü denen alçaktaymış. Biliyorum, sen de küfür ediyorsun ona; bir şey gelmez ki ama elimizden...

Telefonumun sıcak kucağından ayrılıp başka telefonlarda bile denedim hattımı, sen düşün artık.
Benzer yaratıcılıklarla karşılaştım sürekli, inkar edemem şimdi arkadaşların başarılarını.

Ve ne yaptım biliyor musun, aldattım seni aşkım. Hem de en çok nefret ettiğin kişiyle, Telsim'le.
Hatamı anladım ama sonra, bu zamana kadar hiç sevmemiş beni Telsim; faydalanmaya çalışmış
sadece, ne zaman ki alacağını almış, o zaman çoktan terk edilmişim ben. Telsim'e geçtiğimin
ertesi sabahında yarı yolda bırakılmanın nasıl bir şey olduğunu anladım, dışarıdan aradıklarında "Sistemimizde kayıtlı böyle bir numara bulunmamaktadır." mesajı ile birlikte. Yar olmazmış bana Telsim'den sevgili, senin gibi yüce gönüllü birisi varken hayatımda.

Her neyse canım, aradık tabi Müşteri Hizmetleri adlı fasiliteyi, dediler "Simkartı değiştirin". Senin aşkına düştüm sokaklara, fellik fellik müşteri hizmetleri şubesi aradım. Değiştirdim
tabi en sonunda kartı; ama sana kavuşabilmem için 48 saat daha beklemem gerektiğini 
söylediler. Sabırlı bir insanım ben, biliyorsun, onca badireyi atlattık seninle. Ama ne oldu biliyor musun, 48 saat sonra aynı mesajı aldım yine. Aşkıma 
kavuşamamanın siniriyle aradım tabi müşteri hizmetlerini, 40 dakikalık bir sabır testine
de orada tabi tuttular beni. Eninde sonunda bu işkencenin biteceğini bildiğim için sabrettim
yine, 24 saat daha bekletme isteğini de anlayışla karşıladım.

Görüyorsun değil mi, aşkımdan nelere katlanıyorum.

Ve tahmin edersin ki, 24 saat sonra hala aynı mesajı alıyordum. Artık dayanacak halim kalmadığı için kayınpederini yolladım Müşteri Hizmetleri'ne, ve bir muhteşem cevap daha
aldım: Sorun telefonumdaymış. Farklı telefonlarda simkartı denememi falan göz önünde bulundurmayan sevgili çalışanların, böyle bir cevap ürettiler bana. Pek de çözüm önermediler işin aslı biliyor musun,
hat ve telefonla birlikte oraya gitmem gerekiyormuş. "Peki" dedim, "aşkım için ne
gerekiyorsa yaparım."

Yarın çalışanlarını ziyaret etmeyi planlıyorum sevgilim, gitmişken birkaç tanesini döversem falan bana küsmezsin değil mi? Ulaşamadığım için mektup yazmaya karar verdim, umarım
PTT memurları da senin çalışanların gibi değildir. Sana ulaşamamanın acısıyla kahroluyor,
seni ne kadar çok sevdiğimi bir kez daha belirtiyorum.

Bitecek bu gurbet hasreti, biliyorum.

Sevgiler
Biricik Aşkın,
Arda


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...